(ANKARA) – İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, “Fon Krizi”ne ilişkin “Bu yolsuzluğun hesabının sorulması gerekiyor. Şunu söylemiyoruz, sabah 5.30’da kapısı çalınsın, başka partinin belediye başkanlarının evine girildiği gibi gidilsin de demiyoruz. Hani gecelikle açılan kapılar ‘çekmeyin’ deniliyor ama çekiliyor ve bu görüntüler servis ediliyor. Bundan bahsetmiyoruz. Sadece bu yapılanların hesabı sorulsun diyoruz. Bir taraftan bu rezilliği de tüm ülke görüyor. Kaç gün geçti, tek bir gelişme yok. Bir yolsuzluğun ve hırsızlığın üzeri kapatılıyor” dedi.
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin genel merkezinde Başkanlık Divanı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Çerçeve Yasa’nın yasama döneminin son haftasında yalnızca 18 saatlik komisyon görüşmelerinin ardından Genel Kurul’a getirildiğini hatırlatan Kavuncu, “Bu kadar önemli bir meseleyi biz niye etraflıca tartışmıyoruz?” diye sordu. Kavuncu, söz konusu tavrın Meclis’e ve milli iradeye verilen değerin bir göstergesi olduğunu belirterek AK Parti milletvekillerinin yeni dönemde Meclis çalışmalarına gereken özeni göstermesini istedi.
“MECLİS’İN İTİBARI HER GEÇEN GÜN DÜŞÜYOR BUNA İKİ ÇİFT LAFINIZ YOK”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un “Cumhurbaşkanının hukukunu korumak anayasal ödevdir” şeklindeki sözlerine de tepki gösteren Kavuncu, “Sayın Uçum, TBMM’nin itibarını korumak anayasal ödev değil midir? Bu milletin nezdinde Meclis’in itibarı her geçen gün düşüyor. Buna yönelik iki çift lafınız yok. Meclis umurunuzda değil. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile bütün yapıyı yerle bir ettiniz, şimdi üzerinde tepiniyorsunuz” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti’nin yeni yasama döneminde milletin sorunlarını Meclis’te güçlü biçimde gündeme getireceğini belirten Kavuncu, “Fon yolsuzluğu ve bunun siyasi bağlantıları başta olmak üzere hepsinin üzerine tek tek gideceğiz. O Gazi Meclis’te millet iradesi nasıl temsil edilir, İYİ Parti olarak bütün arkadaşlara göstereceğiz” dedi.
“BU AK PARTİ’NİN YOL AÇTIĞI VE DİBİNE KADAR BULAŞTIĞI BİR YOLSUZLUKTUR”
Basın toplantısının en geniş bölümünü fon soruşturmasına ilişkin eleştiriler oluşturdu. Kavuncu, yaşananların yalnızca finansal bir dolandırıcılık ya da ekonomik bir mesele olarak ele alınamayacağının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:
“Bunu yalnızca bir fon vurgunu olarak değerlendiremezsiniz. Bu, AKP’nin yol açtığı ve dibine kadar bulaştığı bir yolsuzluktur. AK Parti Milletvekili Serkan Bayram da söyledi ama sonra özür diledi. Bakın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı. Milyarlarca lirayı indirilmiş. Sonra ‘İade etti’ diye haber çıktı, o da yalanlandı. Sonra bir baktık; Türkiye’nin farklı yerlerinde binlerce metrekare arsa, villa, ev… 2000 yılında Türkiye’de hanelerin yüzde 68’i kendi evinde oturuyordu. 2025 yılında bu oran yüzde 57’e düştü. Milyonlar mülkünden olurken siz ey AK Partililer mülkünüze mülk katmışsınız. Bunu hangi sermayeyle, hangi parayla yaptınız? Millete açıklamak zorundasınız. Siz bu ülkede bakanlık yaptınız. Ama bu yetmemiş. Kendisi bakanlığı döneminde 60 kez özel kalem değiştirmiş. Geçimsizliğinden falan değil istisnai kadrodan devlet memuru yapılmış. Ve bu şahıs hakkında hiçbir şey yapılmıyor. Yani gözaltına alınması gerekir. Bu yolsuzluğun hesabının sorulması gerekiyor. Şunu söylemiyoruz, sabah 5.30’da kapısı çalınsın, başka partinin belediye başkanlarının evine girildiği gibi gidilsin de demiyoruz. Hani gecelikle açılan kapılar ‘çekmeyin’ deniliyor ama çekiliyor ve bu görüntüler servis ediliyor. Bundan bahsetmiyoruz. Sadece bu yapılanların hesabı sorulsun diyoruz. Bir taraftan bu rezilliği de tüm ülke görüyor. Kaç gün geçti, tek bir gelişme yok. Bir yolsuzluğun ve hırsızlığın üzeri kapatılıyor.”
“ADI GEÇEN KURUMLAR DENETLENMELİ”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in fon piyasasındaki gelişmelere ilişkin açıklamalarından önce İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun TBMM kürsüsünde bu konuda uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Kavuncu, Dervişoğlu’nun 22 Ekim tarihli konuşmasında SPK ve Borsa İstanbul dahil bugün tartışılan pek çok kurumun adını tek tek söylediğini belirtti. Kavuncu, “Genel Başkanımız bir yıl önce bütün detaylarıyla bunları anlatıyor. Bazı basın kuruluşlarında o konuşmanın videosu da yayınlandı. SPK, İstanbul Borsası gibi bugün adı geçen birçok kurumun acilen denetlenmesi gerektiğini söylüyor” dedi.
“BU AKP’NİN MERKEZDE OLDUĞU BÜYÜK BİR HIRSIZLIK VE VURGUNCULUKTUR”
Kavuncu AK Partili seçmenlere seslenerek, “Milletin parasının emanet edildiği yerlerden bahsediyoruz: Katılım bankaları, fonlar, BDDK, SPK, DDK… Bunları birbiriyle akraba ya da ilişkili 8-10 tane aile yönetiyormuş. Ve hepsinin de AKP’yle ilişkisi var. Ve hepsi de bunu kullanarak bu işten yırtmaya çalışıyor. Ben buradan milletimize sesleniyorum: En çok da AKP’ye oy verenlere sesleniyorum: Siz çocuğunuz için endişeleniyorsunuz. ‘Girsin bir yere, ne olursa olsun çalışsın’ diye bakıyorsunuz. Sizin oy verdiklerinizin çocukları, damatları işte böyle milyarlarla oynuyor. 28 yaşındaki çocuk yatların, katların fotoğrafını paylaşıyor. Bunu içiniz alıyor mu? Bunu vicdanınız kabul ediyor mu? Bu hırsızlığın AKP içindeki uzantılarını görün. Bu bir ekonomik kriz değil; bu, AKP’nin merkezde olduğu büyük bir hırsızlık ve vurgunculuktur. Hırsızlar ve vurguncular siyasi olarak korunuyorlar. Milletin hakkını çalınmıştır” söyleminde bulundu.
“KAMU GÖREVLİLERİ VE BÜROKRASİYLE İLGİLİ ACİL BİR EYLEM PLANI ŞART”
Fon krizinin tüm yönleriyle incelenmesi gerektiğini belirten Kavuncu, “Arkadaşlar, şimdi herkes ‘arınma’ falan diyor ya sizi arıtmanın imkânı yok. Dünya üzerindeki bütün temizlik malzemelerini getirin;yine temizlemek mümkün değil. Alışkanlık hâlini almış, şu yapılanları son derece normal bir şekilde yapıyor bu insanlar. Temiz ve dürüst bürokratları tenzih ederim. Türkiye’de kamu görevlileri ve bürokrasiyle ilgili acil bir eylem planı şart. Mal varlıkları, siyasi bağlantıları tek tek incelenmesi gerekiyor. Her kademede bu yapılmalı. Kamuda yeni düzen, yeni gereklilikler zorunlu. Bürokratlar açısından da kim olursa olsun, hangi kademede olursa olsun, hangi birimde olursa olsun bunu zorunlu görüyoruz. İYİ Parti olarak en başta, bu meselenin üzerine genel bir bakış açısıyla gidilmesi gerektiğini ifade ediyoruz” dedi.
“TFF İSTİFA ETMELİDİR”
Merkez Hakem Kurulu ekseninde gündeme gelen iddiaları değerlendiren Kavuncu, “Liyakat yok, torpil var, fişleme var, küçük hesaplar var. Bu alanı nasıl bu kadar yolsuzluğa ve usulsüzlüğe açabildiniz?” ifadesini kullandı.
Milli futbolcular üzerinde prim tartışmaları üzerinden baskı oluşturulduğunu söyleyen Kavuncu, ortaya çıkan sonuçları üstlenen kimsenin olmadığını savundu. Kavuncu, “Aynı SPK ve BDDK’nın fon meselesinde ortada olmadığı gibi” söyleminde bulundu.
Türkiye Futbol Federasyonu ve futbolla ilgili diğer kurumlara çağrı yapan Kavuncu, “Türkiye Futbol Federasyonu başta olmak üzere futbolu ilgilendiren bütün kurum ve yapıların tamamen istifa etmesi gerekiyor. Görevlerini bırakmalılar. Çünkü usulsüzlük iddiaları artık öyle bir noktaya vardı ki mızrak çuvala sığmıyor” dedi.
“VATANDAŞ ENFLASYON ALTINDA EZİLİYOR”
Açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kavuncu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in enflasyona ilişkin açıklamalarının hatırlatılarak “Sizin için enflasyonun düşmesi mi önemli yoksa vatandaşın alım gücünün artması mı” sorusuna, “Tabii ki vatandaşlarımızın alım gücünün artması ana hedef. Ancak bu enflasyonu indirmeden, düzeltmeden gerçekleştirebilmeniz mümkün değil. Bizde sıkıntı ve problem olan konuda şu: Vatandaş enflasyonun altında eziliyor. Bu konuda ezdirmeyecek bir takım önlemler alabilirsiniz. Bir takım yapısal reformlar ve enflasyonu aşağı çekecek tasarruf tedbirlerini, özellikle kamuda tasarrufu gerçekleştirerek enflasyonu aşağı çekebilirsiniz. Ama maalesef Türkiye’de enflasyonla mücadelede dahi emekçinin, işçinin sırtına biniyor bu iktidar. Kamuda tasarrufu gitmemesinin en büyük sebebi de önümümüzdeki dönem, o koltuğu kaybetmek istememesi. Ve bunun için de son derece acımasız ve pratik davranan bir çaba içerisinde. Dolayısıyla satın alma gücünü zendelemeden, sekteye uğratmadan ve düşürmeden enflasyonla mücadele edebilme yolu var. Ama bunun için de ciddi irade gerekiyor. Bu iradeyi iktidarda göremiyoruz” yanıtını verdi.
“İNSANLARIN MAHREMİNİ BÖYLE İFŞA ETMEKLE ELİNİZE NE GEÇİYOR”
Muhalif belediyelere yönelik operasyonları da değerlendiren Kavuncu, iktidar çevreleriyle ilgili ağır iddialarda dahi insanların ifadeye çağrılmadığını, buna karşılık muhalif belediyelere yönelik operasyonların devam ettiğini söyledi. Mersin’de bir muhalif belediyeye yönelik gerçekleştirilen operasyonu “tam bir düşman hukuku” olarak nitelendiren Kavuncu, sabah saatlerinde insanların evlerine gidildiğini ve kapıyı gece kıyafetiyle açan kişilerin görüntülerinin çekilerek basına servis edildiğini söyledi.
İçişleri Bakanlığı’nın görüntüleri kendilerinin servis etmediği yönündeki açıklamasına tepki gösteren Kavuncu, “Sayın Bakan, görüntüleri kim servis etti? ‘Biz servis etmedik’ demek yetmez. Çıkıp açık açık ifade etmek zorundasınız. İnsanların mahremini böyle ifşa etmekle elinize ne geçiyor? Ne amaçlıyorsunuz?” diye soran Kavuncu, söz konusu görüntüleri sızdıranların tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
Konuyla ilgili TBMM’ye soru önergesi verdiklerini belirten Kavuncu, sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
“MUHALEFET ASGARİ ZEMİNDE BULUŞMAK ZORUNDA”
Mersin’in ardından İstanbul’da Eyüpsultan ve Ataşehir’e yönelik operasyonları hatırlatan Kavuncu, “Bu işin İstanbul’da gideceği yer belli. “Türkiye’de maalesef muhalefetsiz bir Türkiye zemini arzulanıyor. Muhalefeti bastırmak, sindirmek, şantaj ve tehditle susturmak… Tamamen siyaset bunun üzerine kurulmuş durumda” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun daha önce dile getirdiği “bütünleşik muhalefet” yaklaşımını yineleyen Kavuncu, muhalefetin iktidar baskıları karşısında asgari müştereklerde buluşması gerektiğini söyledi. Kavuncu, “Muhalefet de asgari bir zemin belirlemek zorunda. Müşterekleri belirlemek, oturup konuşmak zorunda. ‘Şu aday, bu isim’… Türkiye’de maalesef daha önemli şeyler oluyor. Bunları hep birlikte konuşmamız lazım” dedi.
İYİ Partili Kavuncu, 10-11 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenleyecekleri “Emek Çalıştayı”nı da basın toplantısında kamuoyuna duyuruldu.
“MUHALEFETSİZ BİR TÜRKİYE VARETME ÇABASINDA İKTİDAR”
İYİ Partili Kavuncu, “Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer’in gözaltına alınması sürecinin fon krizinin hemen akabinde olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna “Muhalefet partilerin, belediye başkanlarına yapılan tutuklamalar, oradaki gözaltı süreçleri, orada insani olarak hassasiyet gösterilmesi gereken noktalar da son derece acımasız, adeta düşman hukuku gibi uygulanan uygulamalar bitmedi. Artarak devam ediyor. Yıllardır devam ediyor. Kendisine itiraz edebilecek her sesi susturmak ve muhalefetsiz bir Türkiye’ye var etme çabası içinde iktidar. Bütün yaşananlar da onun eseri. Elbette herkes zorunda, herkes hesap vermelidir. Bakın fon vurgununda anlatıyoruz, diyoruz ki kimse sorumlular hesap vermeli. Bakıyorsunuz ortada bir örgütlü suç var, fon krizinde. Bir tarafta da belediyelerde fon krizinin çok daha ufağı, çok daha küçüğü imar yolsuzluklarından bahsediliyor. Oradaki yaklaşım, oradaki tutum, oradaki muamele ile bu taraftaki yan yana bile getirilemez. Kıyas bile götürmez. Dolayısıyla ona göre, size göre hukuk olmaz. Yargı tarafsız ve bağımsız hareket etmek zorundadır. Kimsenin sorgulaması bizim itiraz ettiğimiz bir konu değildir. Bizim itirazımız bu muamelenin eşit olmayan ve tarafsız bir şekilde yürütülmüyor olmasıdır” diye yanıt verdi.
“BU İKİ HAFTA KONUŞULUP UNUTULACAK BİR KONU DEĞİL”
“Fon krizine ilişkin bir çalışma ve suç duyurunuz var mı” sorusuna Kavuncu, şu yanıtı verdi:
“Meclis’te yoğun olarak biz bu konuyu gündemde tutacağız. Sadece bir gün değil birkaç gün fon yoluyla ilgili Meclis’i konuşan, tartışan, hesap soran ve muhataplarının da hesap vereceği bir ortam haline getirmek için en başta olarak elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz. İstikrarlı bir şekilde bu işin sonunu bırakmayacağız. Tekrar söylüyorum bu bir ekonomik kriz değildir. Bu iki hafta üç hafta konuşulup bir tarafa bırakılacak bir konu da değildir. Bu AK Parti ile beraber Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bu ülkeyi nasıl nepotizm bataklığına, nasıl ahbap çavuş ilişkisiyle ekonominin yönetildiğinden ete kemiğe büründüğünün ifşa olduğu, somut olarak önümüze çıkmış bir tablodur. Bunun hesabının sorulması ve hesabının verilmesi lazım.”
“GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ HERHALDE”
“Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin kurulacak izleme Komisyonuna üye verecek misiniz” sorusuna Kavuncu, “Her konuda olduğu gibi Genel Başkanımız ilgili birimleri bir araya getirir. Orada bu konu istişare edilir. Ama görünen köy, kılavuz istemezse diyebiliriz herhalde” yanıtını verdi.




